0850 302 18 46 / 0507 025 12 31

Ergenlik ve Arkadaşlık İlişkilerine Genel Bakış

.

Arkadaşlık kavramının çok eskilere dayanmadığını sosyal tarihçiler ifade ederler. Daha sonraları savaşlar nedeniyle bir arada bulunan erkeklerin arkadaşlığından söz edilir. Yani on ikinci yüzyıldan itibaren arkadaşlık kavramının toplumsal yaklaşımın bir parçası olduğunu izleyebiliriz. Geleneksel ve toplumun ön planda olduğu toplumlarda gelişip serpilmiş bir kavramdır.

Arkadaşlık ilişkileri toplumsallaşma süreci içinde tüm yaşam boyunca önemlidir. Ancak ergenlikte farklı gelişimsel özellikler arkadaşlığın bu dönemdeki önemini arttırmaktadır. Ergenlik bir geçiş dönemi olduğundan bireyin anne babasının yaşamdaki yeri değişir arkadaşlar bu değişime katılır. Ericson bu dönemde arkadaş ilişkilerinin öneminden bahseder. Ergenlerin neleri kabul edip, neleri reddettiğini, kişiliklerindeki hangi özelliklerin olumlu, hangilerinin olumsuz olduğunu bilmeleri gerekmektedir. Böylece kimliğin oluşumu mümkün olur.

Çocuklukta ve ergenlikte kurulan arkadaşlık belirli evrelerden geçer. En erken evre, ödül evresi ilkokul 2. -3. Sınıfta başlar. Çocukların birbirinden benzer beklentileri vardır. Ortak eylemler paylaşılır. Normatif evre adı verilen ikinci evre bireyler arasında belli normların oluştuğu evredir. Paylaşım kararı ve hükmü söz konusudur. Erken ergenlikte oluşan üçüncü evre ise empatik evre olarak bilinir. Anlayış, paylaşılan ilgiler ve kendini açma ile karakterize edilir.

arkadas

Sullivan (1953), çocukların kişiler arası farklı ihtiyaçlarının yakınlaşmaya neden olduğunu söyler. Güvenlik ihtiyacı (ihtiyaçların giderilmesi) ya da kaygı duyma (ihtiyaçların giderilmemesi) temel öğelerdir. Sullivan’a göre bu durum bebeklikten ergenlik yılları boyunca devam eder. Bu ihtiyaçlar: Fiziksel temas ihtiyacı (bebeklik), yetişkin desteği ihtiyacı (erken çocukluk), arkadaş ve arkadaş kabulü ihtiyacı (orta çocukluk), yakınlık ihtiyacı (ön ergenlik), cinsel temas ve karşı cinsiyetten arkadaş olma ihtiyacı (ergenliğin ilk yılları) ve toplumun bir parçası olma ihtiyacıdır (ergenliğin son yılları). Sullivan (1953), ergenin birçok farklı kimliği aradığını söyler. Ergen farklı şekillerde yakın ilişkiler kurar (Akt; Steinberg, 2005).

Erikson (1968) ergenlikte kişiler arası ilişkilerin, kimlik gelişiminin önemli bir parçası olduğunu, ergenin, farklı ilişkileri deneyerek, gelecekteki yetişkinlik rollerinde başarılı olmasında çok önemli olduğunu vurgulamıştır. Özellikle akran ilişkilerinin hem sosyal destek hem de deneyim açısından önemli olduğunu vurgulayarak, bu ilişkilerin yetişkinlikte dünya görüşünün şekillenmesine katkıda bulunacağını ifade etmiştir (akt; Collins & Sprinthall, 1995).

Duck ise arkadaşlığın işlevlerini şöyle özetler;
•Bireye ait olma duygusu sağlaması
•Bireyin duygusal bütünlüğünü ve kararlılığını sağlaması
•Bireye değerli olduğu duygusunun verilmesi
•Bireye iletişim fırsatı sağlanması
•Bireye yardım ve desteğin sağlanması
•Bireye değerli olduğu duygusunun verilmesi
•Bireye başkalarına yardım etme fırsatının verilmesi
•Kişiliğinin desteklenmesi

Arkadaş ilişkilerini inceleyen bir diğer kuram ise iletişimsel kuramdır. Rawlins (1992) arkadaşlık ilişkilerini Amerikan toplumu için birçok açıdan ele almıştır. Rawlins “arkadaşlığı” “kurumsal olmayan kurum” olarak tanımlamıştır. Arkadaşlığı iki gruba bölmüştür; (1) yapısal (contex); daha geniş sosyal yapıyı içerir, (2)etkileşimsel (interaction); her zamanki günlük iletişimi içerir.

Dunphy (1972), arkadaşlık ilişkisini gelişimsel olarak ele alıp aşamalara ayırmıştır. Ona göre arkadaşlık ilişkisi giderek kabalıklaşma durumuyla ilişkilidir(akt; Coleman & Hendry, 1989). Yani çocuk önce kendi cinsiyetinden çocuklarla arkadaşlık kurar, sonra bu arkadaşlık karma cinsiyetten oluşan arkadaş gruplarının oluşmasına zemin hazırlar. Bu aşamadan sonra da yakın arkadaş grupları oluşmaya başlar.

Psikososyal gelişiminde açısından akran grupları incelendiğinde, akran grupları;
•Güven duygusu kazandırır.
•Ait olma duygusunu destekler.
•Anne babadan ayrışma sırasında yaşadığı kaygı ve suçluluğu ortadan kaldırır.
•Birey modeller aracılığı ile sağlıklı düşünmeyi öğrenir, duygularını oluşturur, davranışlarını biçimlendirir.
•Karşı cinse nasıl yaklaşacağı hakkında bilgilenir.
•Saldırganlığını nasıl kontrol edeceğini akran grubu referans niteliği taşır.

Bilişsel gelişim açısından akran grupları;
•Akıl yürütme
•Problem çözme
•Kişiler arası ilişkiyi düzenleme
•Sosyal strateji anlama
•Başkasının düşüncesine saygı duyma da etkilidir.

Akran Gruplarının İçinde Yer Almayı Etkileyen Etmenler
•Grup içerisinde dayanışma, birlik ve iş bölümü vardır. Bunun yanı sıra;
•Sosyo ekonomik ve sosyo kültürel düzey,
•Ortak özellik ( örn: spor)
•Hobiler
•Yaş grubu
•Etnik geçmiş
•Ortak ilgiler

Ergenin Akran Gruplarında Popüler Olması

Akran grupları tarafından kabul edilme önemli ölçüde belli niteliklere sahip olmaya ve akran grupları tarafından onaylanmaya bağlıdır. Yapılan araştırmalara göre sevilen akranların, yakışıklı veya güzel, eğlendirici ve konuşkan olan, yaşına uygun davranabilen, neşeli ve mutlu, kendine güvenen bireyler olduğunu belirtmiştir.

Ergenliğin Evrelerinde Karşılarındaki Bireyi Çekici Bulup Bulmayacakları Çeşitli Özellik ve Durumlardan Etkilenir.

İlişkisizlik : Bu evrede iki birey arasında hiçbir ilişki yoktur. Ancak potansiyel olarak aralarında ilişki kurmaları iki özellikten etkilenir.
•Mekânsal olarak yakın olma
•Sıklıkla birlikte olma
•Farkında olma: Farkında olmayı sağlayan dış görünüştür.
•Denklik etkisi: Kendine benzeyen bir kişi ile beraber olma
•Halo etkisi: fiziksel çekici bir kişinin olumlu bir dizi özeliklere de sahip olduğu düşüncesi

Yüzeysel ilişki: Bu evrede, iki birey arasındaki etkileşim başlamış ve iki ,insanın birbirlerine olan tutumları yavaş yavaş belirginleşmiştir.

Karşılıklı ilişki: Artık ilişki tam anlamıyla kuruluştur. İlişkide ödül arttıkça çekicilik de artar. Bir süre sonra ödülün niteliği artmasa bile ilişki devam eder.

Arkadaşlar Birlikte Ne Yaparlar?
•Jeffiey Parker ve John Gottmman’a göre orta çocuklukta dedikodu, arkadaşlık ilişkilerindeki konuşmaların harcı haline gelmektedir. Açık kültürel normla örtüşmeyen dedikodu ortaya çıktığında çocuk dedikodu sayesinde arkadaşlarının bu konu hakkında ne düşündüklerini bulur ve davranışlarını buna göre ayarlar.
•Ergenliğe doğru ilerledikçe mahrem kişisel bilgilerini değiş tokuş ederler.
•Arkadaş olmayanlar ile daha çok tartışma içerisindelerdir.
•Birbirlerine karşı cömert, iş birlikçi ve yardımcılardır.
•Sosyal statülerinin farkındadırlar. Oyun grupları hiyerarşik olarak yönetenler ve takipçileri şeklinde düzenlenir.

Ergenlerin akran grupları ile buluşma noktaları genellikle, popüler olan modern yerler, alışveriş ve eğlence merkezleri, parklar, sokak köşeleridir. Ergenler birlikteyken ise, diğer grup üyelerinin yaptıklarıyla ilgili dedikodu yapar. Popüler kültürün çeşitli yönleri ile ilgili sohbet ederler. Moda ile ilgilenirler. Albümler, filmler, TV programları, müzik ile ilgilenir ve birbirleri ile paylaşırlar. İlgi duydukları alanları kalabalık çevrelerde tartışırlar. Gevezelik yapar ve gülüp dalga geçmekten hoşlanırlar.

Ergen her bir grubun düşünce ve inanışlarını değerlendirir ve bunlar hakkında düşünür ve bahsedilen konunun alanına göre bunlardan ya daha çok, ya da daha az etkilenir. Ergenlerin üzerinde akranların etki ve düşünceleri müzik, kıyafet, dil ve toplumsal davranışların bazılarında daha fazladır. Ergen üzerindeki ailevi etkiler ise, temel toplumsal ve ahlaki değerlerde öncelikli olarak baskındır. ( Munns, 1972-73)